Aylar: Aralık 2017

Ataizm

Önsöz Mezhepler arası ihtilaf konuları çok önemli olup, ataları iz-leme duygusu tüm çelişkilere rağmen bu alanda çok güçlü-dür. Her dini grubun mezheplerinde atalarından öğrendiği, fark etmesi gereken büyük çelişkiler ve akıl dışı hükümler bolca mevcuttur. Yani atalarımız sanıldığı kadar masum de-ğiller ve delil üzerinde bulunmuyorlar. Dünya üzerinde ya-şayan tüm dini grupların yapması gereken, dinine değer ve-rip kendine öğretilen mezheplerin temsil ettiği din hakkında düşünmesi ve gerekli sorgulamayı yapmasıdır. Delil üzerine yaşamak ve atalarımızdan aldığımız dini öğretileri sorgula-mak bu anlamda önemli ve gereklidir. Allah katında geçer-siz olacak bir delilin ne değeri olabilir?Hayattaki en önemli seçimimiz dini inancımızdır. Hangi se-çimimiz bu kadar hayati öneme sahip olabilir? Seçimleri-mizde yaptığımız hangi hata, dini inancımızın yanlış olması kadar acı sonuçlar doğurabilir? İnsanların çoğu, ebedi haya-tımızı ilgilendiren bu en önemli konuda, bırakın en dikkatli araştırma yapmayı ve sorgulamayı, hiçbir şekilde ufacık bir araştırma bile yapmıyorlar! Dini inançlarını adeta ataların-dan kopyalıyor ve taklitle düşünmeden yaşıyorlar. Bunun adı dini ciddiye almamaktır. Bunun adı Allah’a ve ahirete gereken değeri vermemektir…Bu kadar farklı din, bu kadar farklı mezhep, bu kadar farklı görüşler varken, diğerlerinin uydurma ve senin inancının en doğrusu olduğunun YETERLİ DELİLİNE sahip misin? Yok-sa tüm dünyadaki insanların çoğu gibi, anne babanın ve top-lumun inancını taklit ederek mi takip ediyorsun? Seni yara-tanı yol gösterici olarak yeterli kabul etmen, O’na güvenmen, O’ndan samimiyetle yardım istemen, inancını sorgulaman, gerçeğin peşinde olman, dinini önemsemen ve DELİL ÜZE-RİNE yaşaman gerekmez mi? Bu...

Read More

Kur’an’da Şefaat Gerçeği

بِسْمِ اللهِارَّحْمَنِ ارَّحِيم Önsöz Öncelikle şunu söyleyerek başlayayım, şefaatle alakalı tüm ayetleri Ehli Sünnet ve Şiilerin de ezbere bildiğini ve üzerin-de düşündüğünü biliyorum. Bu konu ile alakalı uzun tartış-malar geçmişte de yapıldı, günümüzde de yapılıyor. Esas meselenin yanlış yöne evrilmesinin ana nedeni hadis-lerden kaynaklanıyor. İki büyük mezhepsel grubun algısını hadisler şekillendiriyor. Şekillenmiş bir algı ile Kuran’a yak-laşan din adamları, ister istemez ayetleri yanlış anlamaya başlıyor. Önce algı bozuluyor sonra bozulan algı ile Ku-ran’daki ayetleri doğru anlamak mümkün olmuyor. Diğer bir problem ise Kuran metnini okuduğumuzda farklı anlamlar çıkarabiliyor olmamızdır. Elbette bu biraz kafa ka-rıştırıcıdır ve bütün mesele de burada başlıyor. Tercih yapı-yoruz. İşte yapılan bu tercih çok önemli. Atalarının etkisinde kalan kişiler kalabalıkların da etkisiyle, geçmişte yapılmış din hakkındaki yorumları mutlak doğru olarak kabul ediyor-lar. İşte test burada başlıyor. Atalarınız ya yanılıyorlarsa? Tüm dini gruplar (Hristiyan, Yahudi, Budist, Hindu vs.) atalarının yanılabileceklerini düşünselerdi hakikate tanık olma ihtimal-leri olabilirdi. Onlar da kalabalıkların etkisindeler. Kalabalık-lar içinde herhangi bir inançla doğmak adeta bizim algımızı mahkûm ediyor. Kuran’a temiz yaklaşmak en önemli meseledir. Sünni, Şii, Se-lefi, Vahhabi vs. gruplar gibi değil, Kuran’a müslümanca yaklaşmalıyız. Allah’ın kitabını peşinen yetersiz gören bu gruplar, daha kitaba başlarken sorunlu bir bakış açısı ile baş-lıyorlar. Şartlanmış kişilerin ne kadar sorunlu algılayabile-ceklerini kendimiz de gözlemleyebiliriz. Peşinen oluşmuş önyargıların etkisinde kalan bu gruplar, bu kafayla kitaba yaklaştıkları sürece, kendilerini sorunlu ve çelişkilerle dolu bir inanca mahkûm etmiş olacaklar. Hem ruhban...

Read More