Aylar: Eylül 2017

İncil ve Tevrat’a Güvenmeyenler

İNCİL VE TEVRAT’A GÜVENMEYENLER, HADİS KİTAPLARINA NASIL GÜVENİYOR? İddia: Hadislerin içinde hiç mi hikmet yok? Peygamberimiz hiç mi konuşmadı? Hadisleri toptan reddetmek süpürüp atmaktır Kur’an’a uygun çok güzel hadisler var, bunları uydurma hadislerden ayıklamamız gerekir.   Kur’an’ın dinin tek kaynağı olarak kabul edilmesi gerektiğini söylediğimizde, muhataplarımız tarafından bize yöneltilen en önemli eleştirilerden biri de “Hadislerin içinde hiç mi hikmet yok? Peygamberimiz hiç konuşmadı mı?” gibi sorular yöneltip, hadislerin içinde hikmetler olduğunu söylemeleridir. Şurası çok iyi anlaşılmalıdır ki, hadisler peygamberimizin kesin olarak söylemiş olduğu sözler değil,  onun söylemiş olduğu iddia edilen birtakım rivayetlerdir.   Bu hadislerin arasında elbette hikmetli sözler vardır. Hatta birçok kitabın içinde hikmetli sözler var. Fakat kitapları hikmetli sözlerinden dolayı dinimizin kaynağı olarak göremeyiz! Aynı şey hadisler için de geçerlidir. Neden dinin tek kaynağının Kur’an olması gerektiği ile alakalı aşağıda önemli bir delil sunup, mühim bir tutarsızlığı gözler önüne sereceğim.   Din için hikmetli sözler aranacak en son yer hadis kitaplarıdır!   Hadis kaynaklarında Allah’a, elçilerine ve müminlere ciddi iftira ve hakaretler var. Bu hakaret ve iftiralar arasında hikmet aranması ümmetin geri kalması nedenlerinin BAŞINDA GELİR.   Birkaç hikmetli söz almak için, uydurma bir hadise inanmak suretiyle Allah’a veya elçisine iftira atma riski alınabilir mi?   BU AYETİ AKLIMIZDA TUTALIM!   Enam 112: Böylece, her peygambere insanlardan ve cinlerden olan şeytanları düşman kıldık. Aldatmak için birbirlerine yaldızlı sözleri fısıldarlar. Rabbin dileseydi bunu yapamazlardı. Onlara ve ettikleri iftiralara...

Read More

Dinimiz Kurandaki Hikmet Yetmez mi?

Bu bölümde yine okuyucunun anlamasını kolaylaştırmak için tablo yöntemini kullanacağım. İddia ve cevabın yan yana görülmesi suretiyle meselenin anlaşılması kolaylaşacaktır.  Hikmet konusu tüm gelenekçi iddiaların temelini oluşturduğundan, söz konusu kavramı kapsamlı bir biçimde analiz etmemiz gerekmektedir. Hikmet, kelime anlamı olarak “sözde ve davranışta tam ve doğru isabet, lafzı az, manası engin söz, Kur’an’da Allah’ın peygamberlerine ve mümin kullarına nasip ettiği derin anlayış kabiliyeti” gibi çok çeşitli anlamlarda kullanılabilen geniş kapsamlı bir kavramdır.                  KURAN DIŞI VAHİY OLDUĞU İDDİASI               İddia:1                                       İddiaya Cevap: Hikmet, Kur’an’dan ayrı bir şeydir. Hikmet aynen Kur’an gibi Peygamberimize vahyedilmiştir.   Peygamberimize Kur’an’dan ayrı, Kur’an’ın içinde olmayan vahiyler de inmiştir. Bunun adı vahy-i gayri metluv’dur.   HADİS Bana Kur’an’ın MİSLİ kadar daha hüküm verildi. (Ahmed b. Hanbel) KURAN’IN BENZERİ SÖZLER OLABİLİR Mİ? Tur 34: Eğer iddialarında samimi iseler Kur’an’ın MİSLİ bir söz meydana getirsinler. Ayet YAN TARAFTAKİ hadisi çürütüyor. Ayette Kur’an ile aynı görevi icra edecek sözlere açık bir meydan okuma var. Eğer benzer görevi icra edecek sözler varsa, Kur’an’ın yukarıdaki iddiası boşa çıkar. Allah, inkârcılara Kur’an’ın benzeri olmadığını söylerken, bazı din adamlarının çıkıp Kur’an’ın mislinin benzeri hadisler de olduğunu, rivayetlerin Kur’an’ın misli hükümler içerdiğini iddia etmesi, alıntıladığımız ayetleri inkâr manasına gelir.   KUR’AN’IN MİSLİ YOKTUR! İsra 88: De ki: “Tüm insanlar ve cinler bu Kur’an’ın bir benzerini oluşturmak amacıyla toplansalar ve bu konuda birbirlerine destek olsalar bile onun bir benzerini...

Read More

Allah’a ve elçisine itaat

‘’ALLAH’A VE ELÇİSİNE İTAAT’’ NASIL OLMALIDIR? İddia: Kur’an, Allah’a ve elçisine itaat etmemizi emretmektedir. Bundan dolayı Allah’a itaat etmek için Kur’an’a, elçiye itaat etmek için ise hadis kaynaklarına başvurmalıyız.   İddiaya Cevap: Kur’an’ı incelediğimizde, Allah ve elçisine itaatin nasıl olması gerektiğinin detaylı bir şekilde izah edildiğini görüyor ve bu izahın yukarıdaki iddia ile uyuşmadığına tanık oluyoruz. Kur’an’daki birçok ayet itaatin nasıl olması gerektiğini açıklarken; gelenekteki iddia sahiplerinin, örneklerini vereceğimiz üzere ayetleri nasıl görmezden geldiklerine inşallah siz de tanık olacaksınız. Bu önemli konuya başlamadan önce, ‘resul/elçi’ kelimesinin anlamını verelim. ‘Resul/elçi’ kelimesi, ‘kendisine ait olmayan bir şeyi başkasına ileten kişi’ anlamına gelir. Elçiler taşıdıkları mesajda ilave veya eksiltme yapmaksızın, mesajı tam olarak iletirler. ALLAH’IN ELÇİSİ MESAJI TAŞIYAN KİŞİDİR VE ELÇİYE İTAAT ŞARTTIR Âl-i İmran 32: “ALLAH’a VE elçiye itaat edin,” de. Yüz çevirirlerse, elbette ALLAH inkârcıları sevmez.   Yukarıdaki ayette de belirtildiği üzere elçiden yüz çevirmek/itaatsizlik, inkârcılık olarak nitelenmiştir. Burada sorulması gereken soru, Allah’ın elçilerine itaatin nasıl olması gerektiğidir. Elçiler Allah’ın ‘’emirlerini’’ titizlikle uygulayan ve ileten (Enbiya:27 bkz) kullar olduğu için onlara itaatsizliğin manası, iletmekle yükümlü oldukları Allah’ın emirlerine karşı gelmek anlamını taşır. Yani elçiye itaat, ona indirilen mesaja itaat anlamına gelir. Problemli anlayışı oluşturan temel yanılgının nedeni ‘’ve’’ bağlacı ile ilişkilidir. Bu yanılgı Kur’an’da geçen ‘’Allah ve elçisi’’ tamlamasının iki ayrı görev tanımı gibi anlaşılmasından kaynaklanıyor. Oysa Arapça da ‘’ve” (و ) bağlacı kendi dilimizde de olduğu gibi sadece iki...

Read More

Elçilerin Görevi Nedir?

ELÇİLERİN GÖREVİ NEDİR? İddia: Elçinin tebliğden başka sorumlulukları da vardır. Elçinin tebyin/açıklama ve tefsir gibi yükümlülükleri de vardır. Kur’an’ın uygulayıcısı Muhammed Peygamber’dir ve hadisler olmadan bu uygulamayı göremeyiz, dolayısı ile Kur’an’ı anlayamayız. Kur’an teoridir, hadis ise pratiktir. İslam’ı teorik kaynağı olan Kur’an’a indirgeyerek pratik kaynağından mahrum bırakmak, aslında İslam’ın hayat damarlarını koparmakla eş anlamlıdır.   İddiaya Cevap: Kur’an’da elçilerin görevinin tebliğle sınırlı olduğunun altı defalarca kalın çizgilerle çizilir. Ayetlerde elçinin görev tanımı yapılırken sınırlama edatlarıyla birlikte kullanılmıştır. Her mümin için olduğu gibi elçiler için de, tebliğ yaparken uyarıcı, müjdeci, açıklayıcı/bildirici gibi bazı formlar da kullanılmıştır. Bu kullanımlar ancak tebliğin bir alt formu olarak değerlendirilebilir. Elçiler veya kişiler tebliği sunarken zaten sunulan METNİN KENDİSİ uyarıcı, korkutucu, müjdeleyici veya açıklayıcı bir konumdadır. Mesajı ileten kişinin kendisi bu konumda değildir. Zaten vahyin amacı dini anlatmanın yanında uyarmak, korkutmak, müjdelemek ve ihtilaf edilen konuları açıklamalarda bulunmaktır. Resullerin görev tanımının yapılıp sınırlandığı ayet sayısı on birdir. Bu ayetlerin tamamı sınırlama edatlarıyla (‘inne mâ’ ve ‘illâ’) birlikte gelmiştir.     İnne mâ Edatının Geçtiği Ayetlerden Örnekler: Maide 92: ALLAH’a uyun, elçiye uyun, dikkatli olun. Yüz çevirirseniz bilesiniz ki elçimize düşen görev, açıkça bildirmektir. Teğabun 12: ALLAH’a uyunuz, elçisine uyunuz. Yüz çevirirseniz, elçimizin görevi açıkça bildirmekten ibarettir. Ra’d 40: Onlara söz verilenlerin bir kısmını sana göstersek de, senin canını alsak da, sana düşen görev bildirmektir. Hesap ise bize düşer.     Yukardaki ayetlerde, elçiye itaatin mesajı...

Read More

Kuran’ın Açıklayıcısı Kimdir…

KURAN’IN AÇIKLAYICISI KİMDİR? İddia: Peygamberlik görevlerinden birisi de Kur’an-ı Kerim’i sözlü ve uygulamalı olarak açıkça ortaya koymaktır. O, müminler tarafından anlaşılamayan ayetlere, kavramlara ve konulara açıklık getirmiştir. Uygulamalarıyla da bizlere örnek olmuştur. Kur’an’ın açıklayıcısı Muhammed Peygamber’dir. Kur’an, hadisler tarafından açıklanmıştır. Çünkü her şeyin sadece Kur’an’da açıklanması imkânsızdır. Kur’an teori, hadis ise pratiktir. Peygamberimizin görevini Kur’an’a yükleyerek ilahi projenin hem teorik hem de pratik kaynağı olmasını beklemek olmayacak bir şeydir. Delil hadislerden biri: Bana Kur’an’ın misli kadar daha hüküm verildi [Ahmed b. Hanbel] Delil ayetlerden biri Nahl Suresi 44. Ayettir. Nahl 44: Belgeler ve kitaplarla… Sana bu mesajı indirdik ki, kendilerine indirileni halka açıklayasın (bildiresin) ve onlar da düşünsünler.   İddiaya Cevap: Allah’ın herhangi bir kulu Kur’an’ın açıklayıcısı ve tefsircisi olamaz. Allah bize konuşmayı ve düşünmeyi öğretendir. Allah’ın kelimelerle anlattığı kitabı kapalı ve açıklamaya muhtaç olarak niteleyip, insanların kelimelerle anlattıklarının daha açıklayıcı ve daha detaylı olduğu iddia edilemez. Bilgilerimiz bazı ayetleri okuduğumuzda anlamak için yetersiz olabilir. Hatta bazı ayetleri anlamak için bilimin ilerlemesi bile gerekebilir (örnek Alak: 1 ve Zariyat 47. Ayetler). Bu Kur’an’daki ayetlerin kapalı olduğu anlamına gelmez, ayetleri anlamak için zamanının gelmesi gerektiğini gösterir. Bizlerin yaptığı açıklamalar ise; zaten yapılmış açıklamalar arasında bağ kurma çabası olarak değerlendirilebilir. Herhangi birimizin yaptığı açıklamalar tartışmasız olarak kabul edilecek veriler değildir. Her birimiz hatalı düşüncelere sahip olabiliriz. Müslümanlara düşen, kendilerine gelen verileri Kur’an ışığında değerlendirmektir.   Kuran ‘’Allah Tarafından’’  Detaylandırıldı! Hud 1: Elif...

Read More