Aylar: Eylül 2017

Tahrif Edilen Ayetler

ANLAMI KONULDUKLARI YERDEN KAYDIRILAN AYETLER!     İddia: Peygamberimize Kur’an gibi benzeri bir vahiy daha verilmiştir. Aşağıdaki ayet (Necm:3) Peygamberimizin konuşmalarının da vahiy olduğunun delilidir. Hadisler de vahiydir/ahyin açıklamasıdır.   Sünnet vahy-i gayri metluv olarak ifade edilir ve vahyi metluv olan Kur’an’a uymamız gerektiği gibi, ikinci vahiy olan sünnete de uymamızın esas olduğunu belirtir. Zira bağımlılığı ve Allah’tan olmaları bakımından ikisi de aynıdır.   Hadis: “Bana Kitap ve onunla beraber onun misli verildi.” (Ebu Davud)   Ayetler:   Necm 3: Ne de kendi kişisel arzusundan konuşmaktadır.   Necm 4: O (Kur’an) ancak ve ancak bildirilen bir vahiydir.   İddiaya Cevap: Yukarıdaki ayet iddiaya kaynak olarak kullanılarak (Necm:3) peygamberimizin gündelik konuşmalarının da vahiy olduğu iddiası geçmişte ve günümüzde birçok din adamı tarafından savunulmuştur. Yukarıdaki ayetin sure içerisindeki bütünlüğünü dikkate aldığımızda ayetten bu sonucun çıkmasının İMKÂNSIZ olduğuna tanık oluruz. Yukarıdaki ayetin bağlamının Kur’an ile alakalı olduğu çok açıktır. Önce ayetin bağlamına bakalım. AYETTE DURUM AÇIĞA ÇIKIYOR   Necm 2: Arkadaşınız (Muhammed) ne sapmıştır, ne de azmıştır. Necm 3: Ne de kendi kişisel arzusundan konuşmaktadır. Necm 4: O (Kur’an) ancak ve ancak bildirilen bir vahiydir.   KUR’AN VAHYEDİLİYOR:   Necm 10: Ve sonra kuluna ne bildirilecekse onu vahyetti.   Ayetten çok net bir şekilde Peygamberin şahsi sözlerinin değil, vahyedilen Kur’an’ın kastedildiğini görebiliriz. “Kuluna vahyetti” diye bildiriliyor. Ayette “Kulunu söyletti” deseydi haklılık payı olabilirdi fakat Kur’an’ın tamamını incelediğimizde, hiçbir elçinin ŞAHSİ SÖZLERİNİN DİN OLARAK GÖRÜLMESİNE DAİR BİZE...

Read More

Müşrikler de Allah’a İnanırlar

Müşrikler Allah’ın varlığına, her şeyin yaratıcısı olduğuna hatta kitaplarına bile inanırlar.   MÜŞRİKLER DE ALLAH’A İNANAN KİMSELERDİR..! Ankebut:61 Onlara, “Gökleri ve yeri kim yarattı? Güneşi ve ay’ı kim emrinize verdi?” diye sorsan, “ALLAH,”diye karşılık verecekler. Öyleyse neden sapıyorlar? Ankebut:62 ALLAH kullarından dilediğine rızkı arttırır ve kısar. ALLAH her şeyi Bilendir. Ankebut:63 Onlara, “Gökten suyu kim indirip ölümünden sonra toprağı canlandırıyor?” diye sorsan, “ALLAH,”diyecekler. De ki, “Övgü ALLAH’a aittir.” Ancak çokları anlamaz. Ankebut:64 Bu dünya hayatı bir eğlence ve oyundan başka bir şey değildir. Ahiret yurdu ise gerçek hayattır; bir bilselerdi. Ankebut:65 Gemiye bindikleri zaman, dini sadece ALLAH’a ait kılarak O’nu çağırırlar. Ne zaman ki onları denizden kurtarırız ortak koşmaya tekrar başlarlar.   Müşriklerin sorunu vahyedilen öğretileri saf haliyle kabul etmeyip tahrif ederek veya ona eklemeler yaparak inanmalarıdır. Örneğin Allah, sadece bana dua edin duanıza aracılar koymayın demesine rağmen onlar kutsadıkları (Elçileri veya evliyaları) kişilere de dua etmeyi, onları bu dualarında aracı kılma ihtiyacı hissederler.   Zümer:3 Kesinlikle, din sadece ALLAH’a aittir. O’nun dışındakileri evliya (dostlar) olarak edinenler, “Onlar bizi ALLAH’a daha fazla yaklaştırsın diye biz onlara kulluk ediyoruz.” (derler). Ayrılığa düştükleri bu konuda onların arasında ALLAH karar verecektir. ALLAH kuşkusuz, yalancıları ve nankörleri doğru yola iletmez.   Yukarıdaki ayete göre net bir şekilde Allah’a yaklaşmak için evliya edinilen kutsanmış kişiler vardır. Dua ederken bu kişiler Allah’a yaklaşmak için evliyaları aracı olarak kullanıyorlar. Günümüzde de aynı mantıkla evliya/gavs vs. diye...

Read More

Hadislerin Dine Verdiği Zarar Nedir?

Hadislerin Dine Verdiği Zararın Boyutları Nedir? Hadislerdeki hikmetlerden bahsedildiğini çok duyduk. Bu hikmetlerin alınmasının önemli olduğu bize sürekli söylendi. Bütün bunlar bize anlatılırken, önemli bir nokta olan hadislerin neler kaybettirdiği, ne türlü bir yıkıma yol açtığı pek konuşulmadı. Bazı hadislerin önemli götürüleri/kaybettirdikleri var. Din adamları hadislerin yol açtığı zararlardan bahsetmiyor, kaybettirdikleri hakkında neredeyse hiç konuşmuyorlar. İslam ümmeti hadislerden geçmişte çok çekti ve hâlâ çekiyor. Bu konuda birkaç örnek verip, daha sonra temel bir eleştiri getireceğiz. Örneğin Ayşe validemizin altı yaşında evlendiğini öne süren hadisler var. Asıl konu onun kaç yaşında evlendiği değil, rivayet edilen hadisin örnek alınıp uygulanmasıdır. Yani peygamberimizin altı yaşında bir çocuk olan Ayşe validemizle evlendiği iddia ediliyor. Üstelik bu iddia, Kütüb-ü Sitte’yi teşkil eden hadis kitaplarının hepsinde var. Peygamberimizin, altı yaşındaki Ayşe annemizle evlendiğini iddia eden bu hadislerden dolayı, Afganistan’da, Yemen’de ve birçok Arap ülkesinde pek çok çocukla bu yaşlarda evlenilmekte ve birçok insanın hayatı mahvedilmektedir ki, şu anda da bu uygulama devam ediyor. Halen, o yaşta çocuklar koca adamlara gelin olarak veriliyor. Peygamberimizin altı yaşında bir çocukla evlendiğini zanneden kişiler, bunu kendileri için de uyguladılar. Yani çocuklarla evliliği, hadisleri kullanarak meşru hale getirdiler. Evet, uyduma bir hadis yüzünden altı yaşındaki çocukların kanlarına girildi ve hayatları karartıldı. Sayısı belli olmayan çocuğa o küçücük yaşta neler yaşatıldı bir düşünün! Bu hadislerin yol açtığı sakat algıdan dolayı neler çekti ve neler hissetti o çocuklar! Tek bir hadis bile...

Read More

Neden Yalnız Kuran

            NEDEN YALNIZCA KUR’AN? İddia: Geleneksel dini anlayış, İslam dininde dört (4) kaynak olduğunu iddia eder. Bunlar Kur’an + Sünnet + İcma + Kıyas diye adlandırılmıştır. Ancak günümüzde bunlar iki kaynak olarak ıslah edilmeye çalışılıyor.   İddiaya Cevap: Günümüzdeki birçok din adamı yukarıdaki “dörtlemenin” savunulabilir bir yanı kalmadığını fark etmişler ve bu geleneksel dini anlayışın kısmi bozukluklarını ve bozukluğun ana kaynağı olan yöntemi eleştirmek yerine, yöntem üzerinde düzeltme yoluna gitmiştirlerdir. Din adamları geleneksel dörtlemenin (Kur’an, Sünnet, İcma, Kıyas) son iki maddesini çıkartıyorlar ve bunun yerine kişisel görüşlerini son iki maddenin (İcma, Kıyas) yerine koyuyorlar. Uygulanan yöntem aslında aynı: Geleneksel din adamları, gelenekten devşirdikleri kişisel görüşlerini İcma ve Kıyas diye pazarlarken; bunlar, kişisel görüşlerini Kur’an + Sünnet ikilemesi üzerine kurup çağımıza uydurmaya çalışıyorlar. Günümüzde İcma’yı ve Kıyas’ı açıkça eleştiren bazı din adamları Kur’an’ın tek kaynak olarak yeterli olduğunu söylerler fakat rivayetlere yaklaşım noktasında yöntemleri aynıdır. Kur’an’ın yeterli olduğunu söyledikten sonra nasıl olur da rivayetlerden yardım alırsınız? Aslında şirk işlendiği zaman tek bir putla da olsa yüzlerce ilah edinerek de olsa asla fark etmez, şirk, şirk olarak kalır. Dinin kaynağı net olmaz ise din içinden çıkılamaz soru ve sorunlar yumağı haline gelir ve kimse gerçek dini öğrenemez. Bugün İslam dünyasının yaşadığı sorunların ve anlaşmazlıkların en büyük nedeni, dinin kaynağını ‘’Sadece Kur’an’’ olarak kabul etmemeleri ve Kur’an’ın yanına her mezhebin, oluşumun kendi kitaplarını kaynak olarak eklemesidir. Kur’an dinin TEK kaynağı olarak belirlendiğinde...

Read More

Şirkin Temel Yöntemi

ŞİRKİN TEMEL YÖNTEMİ: HARAMLAR UYDURMAK!   ‘’Dindeki en önemli konu nedir?’’ diye sorulduğunda, ‘’yasa koymak’’ olarak cevaplamak yerinde olacaktır. Kur’an’daki en önemli cümle, Kelime-i Tevhid’dir ve o cümlenin mesajı konumuzla alakalıdır. Eğer dinde iki yasa koyucu merci olursa, bu dinin adı tevhid/birleme değil, tesniye/ikileme olur.                                                                                                     İddia:                                                 İddiaya Cevap: Muhammed Peygamber de yasa koyucudur, din hakkında da yasalar/haramlar koymuştur ve bunun delili Tevbe 29, Ahzap 36 ve Araf 157. Ayetlerdir. Yukarıdaki ayetlere göre Allah Resulü de haram etme yetkisine sahiptir. Nitekim o, bazı konularda önce vahiy beklemiş, gelmeyince kendi içtihadına göre veya Kur’an dışında aldığı bir vahiy ile hüküm vermiştir.   Bir hadis-i şerifte buyuruluyor ki: “Peygamberin haram kılması, Allah’ın haram kılması gibidir.” (Tirmizi) KUL OLANLAR DİN ADINA HÜKÜM KOYAMAZ   Kehf 26: (…) “O, hükmüne hiç kimseyi ortak etmez.”   Yusuf 40: (…) “Hüküm, SADECE ALLAH’ındır. Yalnızca kendisine kulluk etmenizi emretmiştir. Dosdoğru din işte budur. Ne var ki, halkın çoğu bunu bilmiyor.”   Muhammed Peygamber Kur’an ile Hüküm Verdi!   Nisa 105: Halkın arasında ALLAH’ın sana gösterdiği gibi hüküm veresin diye biz sana gerçeği içeren kitabı indirdik. Hainlerden yana olma.   Nisa suresinin yukarıdaki ayetinde de kolayca görüleceği gibi, Muhammed (a.s) dâhil olmak üzere tüm inananlar, hükmetmenin nasıl olacağını Kur’an’dan öğrenmelidir.   Başka Hüküm Kaynağı Arayanlar Hevesine Uyanlardır!   Maide 48: Kendinden önceki kitapları doğrulayan, onların yerine geçen bu kitabı, gerçekleri kapsayıcı olarak sana indirdik. ALLAH’ın sana indirdiğiyle...

Read More